Allah Hz. Îsâ’yı Neden Göğe Yükseldi? İzmir’den Bir Genç Bakışı İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve arkadaş ortamında sürekli espri patlatan ama içten içe her şeyi fazlasıyla düşünen bir tipim. Allah Hz. Îsâ’yı neden göğe yükseldi? sorusu kafamı kurcaladığında, hem ciddi hem de biraz komik bir perspektifle bakmadan edemiyorum. Düşünün, bir anda Hz. Îsâ havalanıyor ve “ey insanlar, ben gidiyorum” diyor. Ben o an kendimi sahilde simit yerken hayal ediyorum: “Abi, ben hâlâ kahvemi bitiremeden bu iş mi oldu?” Gündelik Hayattan Uçan Benzetmeler Geçen hafta arkadaşlarla kafede oturuyorduk, birisi aniden “Abi, sence Allah Hz. Îsâ’yı neden göğe yükseldi?” dedi. Önce hepimiz…
Yorum BırakEnerji Dolu Hikayeler Yazılar
Giriş: İnsan ve Kelimenin Ağırlığı Bir sabah, bir kafenin köşesinde otururken, yan masadan yükselen bir kelimeyi duyduk: “kaltakçı.” Bu kelimeyi ilk kez duyan birinin aklında sadece sesin sertliği kalır mı, yoksa içeriği üzerine düşünmeye başlar mı? Felsefe, insanın dil ve anlam üzerine düşünebilmesiyle başlar. Her kelime bir etik, ontolojik ve epistemolojik tartışmanın kapısını aralayabilir. Peki, bir kelime bize ne kadar şey öğretir? “Kaltakçı” neyi ifade eder, hangi sosyal ve bireysel sorumlulukları düşündürür? Bu yazıda, Türk Dil Kurumu’nun tanımıyla başlayıp, kelimenin derin felsefi yansımalarını keşfedeceğiz. Kaltakçı: TDK Perspektifi TDK sözlüğünde “kaltakçı” kelimesi, olumsuz çağrışımlarla birlikte, genellikle kişiyi küçük düşüren bir nitelik…
Yorum BırakVanga Ne Zaman Oldu? Psikolojik Bir Mercek İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçlere merak duyan biri olarak, Vanga’nın kehanetleri ve yaşadığı dönemleri incelerken sadece tarihsel bir soru sormakla kalmıyorum: Bu tür öngörüler, insanların zihin dünyasında nasıl yankı buluyor? “Vanga ne zaman oldu?” sorusu, basit bir kronoloji değil; aynı zamanda bir insanın algıları, duygusal tepkileri ve toplumsal etkileşimleri üzerinden okunabilecek bir psikolojik fenomen. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel psikoloji, insanların bilgi işleme süreçlerini anlamaya çalışır. Vanga’nın kehanetlerine bakarken, beyinlerin belirsizlik karşısında nasıl çalıştığını görebiliriz. Öngörüler, insanların geleceği tahmin etme ihtiyacından kaynaklanan bilişsel bir boşluğu doldurur. Bu bağlamda, bellek, dikkat ve problem…
Yorum BırakYükseklikle Yüzleşmek: İlk Bungee Jumping Deneyimim Kayseri’nin sakin sokaklarında büyümüş birisi olarak, yükseklik her zaman hem merakımı hem de korkumu tetikledi. Düşündükçe kalbim hızlanıyor; sanki bir iç ses sürekli “Ya başarısız olursan?” diye soruyordu. Ama işte o hafta sonu, kendimi Ankara’da bir bungee jumping merkezinin önünde buldum. Bu kelimeleri yazarken bile kalbim hâlâ hızlı hızlı atıyor. Peki bungee jumping nedir? Basitçe anlatmak gerekirse, yüksek bir noktadan elastik bir halat yardımıyla atlayış yapmak. Ama hissettirdiği şey, kelimelerle anlatılamayacak kadar yoğun: korku, heyecan, özgürlük ve küçük bir delilik karışımı. Hazırlık ve İçsel Çatışmalar O sabah uyandığımda, güneş Kayseri’deki evimin penceresinden içeri süzülüyordu.…
Yorum BırakAhmet Muhıp Dıranas Hangi Dönem Şairi? – Geleceğe Bakarken Ankara’nın sabah serinliğinde yürüyüş yaparken düşündüm: “Ahmet Muhıp Dıranas hangi dönem şairi?” Bu soruyu sormak, sadece edebiyat tarihini hatırlamak değil, aynı zamanda kendi geleceğimi nasıl inşa edeceğimle ilgili bir metafor gibi. Çünkü şiirler, bir zaman dilimini yansıttığı kadar, okuyan kişinin hayal gücünde de yaşamaya devam eder. Ahmet Muhıp Dıranas ve Yirminci Yüzyıl Türk Edebiyatı Ahmet Muhıp Dıranas, 1909 doğumlu ve 1980’lere kadar etkisi süren bir isim. Genellikle Servet-i Fünun sonrası ortaya çıkan milli edebiyat etkilerinin ve Fecr-i Ati ile Cumhuriyet dönemi şiirlerinin izlerini taşıyan bir şair olarak tanımlanıyor. Ama ben bunu…
Yorum Bırakİyonik Bağ Güçlü Mü, Zayıf Mı? Küresel ve Yerel Bir Bakış Kimya dersleri hatırlanır mı? Benim için o zamanlar biraz karmaşık, ama merak ettikçe daha da keyifli hale gelmişti. Özellikle atomlar arası etkileşimler, bağlar falan… Derinlemesine bakınca bir şeyin ne kadar güçlü olduğunu ya da zayıf olduğunu anlamak çok daha kolaylaşıyor. Mesela “İyonik bağ güçlü mü, zayıf mı?” sorusu, aslında kimyanın temel taşlarından biri. Bursa’da iş yaşamımda, global dünyaya odaklanarak, kimi zaman da akademik bir gözle bu tür sorular üzerine düşündüğümde, işin içine sadece teorik değil, gerçek dünyadaki etkilerini de katmak lazım. Kısacası, bu sorunun cevabını biraz da çevremdeki kültürlerle…
Yorum BırakKalabalık Topluluk Adı mı? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Hayatın birçok alanında karşılaştığımız topluluklar, yalnızca sayılardan ibaret değildir. Bir sınıfta, bir çevrimiçi forumda ya da bir seminer salonunda, bireylerin bir araya gelmesi, öğrenmenin potansiyelini güçlendiren karmaşık bir ekosistem yaratır. Öğrenme, sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda düşünceyi dönüştürme, bakış açısını genişletme ve toplumsal bağları yeniden şekillendirme sürecidir. Öğrenme stilleri, motivasyon ve etkileşim biçimleri farklı olan bireyler, bir araya geldiklerinde kendi potansiyellerini keşfetme ve başkalarının deneyimlerinden ilham alma fırsatı bulur. Peki, bu kalabalık topluluk sadece bir isimden mi ibaret, yoksa içinde saklı bir pedagogik güç barındırıyor mu? Öğrenme Teorileri ve Kalabalığın Pedagojik Anlamı…
Yorum BırakKağıttan Yapılan Şekillere Ne Denir? Kültürlerin Sırlı Dünyasına Yolculuk Dünyayı dolaşırken, farklı toplulukların estetik anlayışlarını, ritüellerini ve gündelik yaşamlarını gözlemlemek insanı her zaman büyülemiştir. Kağıt, basit bir malzeme gibi görünse de, pek çok kültürde toplumsal bağları güçlendiren, semboller üreten ve kimlik oluşturan bir araç olarak kullanılır. Kağıttan yapılan şekillere ne denir? kültürel görelilik perspektifinden baktığımızda, bu formlar sadece el becerisinin ürünü değil, aynı zamanda toplumsal ritüellerin, ekonomik sistemlerin ve kimlik pratiklerinin görünür hâlidir. Kağıttan yapılan şekiller, genel olarak origami, kesme kağıt sanatı (papercutting), piñata, quilling gibi formlarla karşımıza çıkar. Ancak antropolojik bir mercekten bakıldığında, bunların her biri kültürel bağlamda farklı…
Yorum BırakHayabusa 1300 Trafiğe Çıkabilir Mi? Hayabusa 1300… Bu ismi duyduğunda aklına ne geliyor? Kocaman bir motosiklet, yüksek hız, adeta yerle göğün birleşimi gibi bir şey. Ama İstanbul trafiğinde bu devasa canavarı görmek mümkün mü? Aslında, bazılarına göre, Hayabusa’nın trafiğe çıkması tam anlamıyla bir çılgınlık. Diğerlerine göre ise, bu motor sadece bir efsane değil, bir yaşam tarzı. Peki, bu canavarı gerçekten trafiğe sokmak mümkün mü? Gel, bu soruyu derinlemesine inceleyelim. Hayabusa 1300’ün Geçmişine Kısa Bir Yolculuk Hayabusa 1300, Suzuki’nin 1999 yılında piyasaya sürdüğü bir motosiklet ve o günden bu yana hız tutkunlarının gözbebeği oldu. 1300 cc’lik dev motoru ve aerodinamik tasarımıyla,…
Yorum BırakHaritanın Alt Çizgisi Hangi Yönü Gösterir? Harita kullanmak, bir şekilde hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ama bir haritayı ilk kez elimize aldığımızda, “Bu alt çizgi nereye bakıyor?” sorusu aklımıza gelebilir. Çoğu zaman farkında bile olmadan kullandığımız bu çizgi, aslında önemli bir yön göstergesi. Herkesin bildiği bir gerçek: harita, bir yönü gösterir. Ama bu alt çizgi gerçekten neyi gösteriyor? Hangi yönü? Bunun bir standardı var mı? İşte bu sorular, harita kullanırken gözümüzden kaçan detayları anlamamıza yardımcı olabilir. Harita ve Yön Kavramı: Temel Bilgiler Öncelikle harita dediğimizde, hepimizin aklına farklı türdeki haritalar gelebilir. Bir dünya haritası, şehir planı, topoğrafik harita… Bunların…
Yorum Bırak